Mouret’nin 1987’de Fransa’da laparoskopik safra kesesi ameliyatını başlatmasının ardından ABD’deki ilk laparoskopik cerrahi ameliyatı Reddick ve Olsen’e atfedilmiştir. İlk başta kabul görmese de, bu işlem hızla standart bakım haline gelmiştir. O zamandan beri, laparoskopik cerrahi alanı hemen hemen her cerrahi hastalığı araştırmıştır.

Laparoskopik Cerrahinin Avantajları

Bu gelişmelerin ardından laparoskopik cerrahi çok sayıda prosedür için standart yaklaşım haline gelmiştir. Laparoskopik cerrahi ameliyatlarının açık ameliyatlara göre bir avantajı işlemin daha az invaziv olmasıdır. Sonuç olarak, doku ve organlarda daha az travmaya, daha az rahatsızlığa ve temel fonksiyonlara daha hızlı dönüşe neden olurlar. Laparoskopik yaklaşım, belirli prosedürler için açık yaklaşımın yerini almıştır.

Açık ve laparoskopik tüm ameliyat prosedürleri için cerrah deneyimi göz önünde bulundurulur. Gerekli deneyim, prosedürün karmaşıklığına ve hastanın ihtiyaçlarına bağlı olarak değişir. Daha yaygın laparoskopik prosedürler için sertifika standartları oluşturularak cerrahlar için bir yol haritası hazırlanmıştır. Laparoskopik ameliyatlar da açık ameliyatlar gibi prosedüre ve hasta geçmişine bağlı belirli zorluklar içerir.

Prosedürlerin geleneksel açık cerrahinin aksine küçük kesilerle yapılacak şekilde tasarlanması operasyonu minimum invaziv yapar. Bir laparoskopik prosedür sırasında karında küçük bir kesi açılarak bir laparoskop bu açıklıktan sokulur. Laporoskop, cerrahın cerrahi bölgeyi görmesine ve ardından gerektiğinde cerrahi aletlerle ayarlamalar yapmasına olanak tanır. Prosedürün geri kalanı, hangi spesifik ameliyatın gerçekleştirildiğine bağlı olarak değişecektir.

Jinekolojide Laparoskopik Cerrahi

Ameliyat olmak, hazırlıktan iyileşmeye kadar oldukça stresli bir süreç olabilir. Bununla birlikte, jinekoloji ilerledikçe, iyileşme süresini en aza indirmek için belirli yöntemler geliştirilmiştir. Böyle bir yöntem invazivliği de en aza indiren jinekolojik laparoskopik cerrahi olabilir. Jinekolojide laparoskopik cerrahi, daha küçük insizyonlar ve daha kısa duruş süreleri ile birçok tanıdık prosedür sağlayabilir.

Jinekolojik laparoskopik cerrahi, laparoskopik olarak gerçekleştirilen cerrahi prosedürlerin bir toplamını ifade eder. Bu tür bir prosedür, laparoskopla birlikte gerçekleştirildiği araçtan dolayı bu şekilde adlandırılır. Kadınların jinekolojik tedavileri için birçok farklı laparoskopik cerrahi türü vardır. Rahim süspansiyonu ve mesane desteği kadınlar için yapılabilecek laparoskopik işlemlerden sadece küçük bir kısmıdır.

Laparoskopik Jinekolojik Cerrahinin Avantajları

Laparoskopik cerrahi yönteminin geleneksel açık cerrahiye göre birçok avantajı vardır. Jinekolojik laparoskopik cerrahi ameliyatlarının bazı olumlu yönleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Daha küçük kesikler
  • İyileşme sırasında daha az ağrı
  • Daha kısa hastanede kalış süresi
  • Ayakta tedavi prosedürleri
  • Daha az kan kaybı
  • Azaltılmış yara izi
  • Daha hızlı iyileşme süresi

Rahim fibroidlerinden yumurtalık kistlerine kadar birçok farklı durum laparoskopik cerrahi ile ele alınabilir. Laparoskopik jinekolojik cerrahi, kadınlara gerekli cerrahi prosedürleri almaları için bir yol sağlar. Laparoskopi, daha küçük insizyonlara, daha hızlı iyileşmeye ve çok daha fazlasına cevap olabilecek niteliktedir. Laparoskopinin hasta için doğru cerrahi yöntem olup olmadığına eğitimli bir tıp uzmanı karar verecektir.

Şiddetli Obezite İçin Laparoskopik Cerrahi

Laparoskopik obezite cerrahisi, aşırı kilolu kişiler için bir operasyon yöntemidir. Şiddetli obezitenin nedeni günümüzde hala tam olarak anlaşılamamıştır ve muhtemelen birçok sebep vardır. Obezitenin kalıtsal bir özellik olabileceğini gösteren bilimsel veriler de bulunmaktadır. Şiddetli obezite, büyük olasılıkla, hem iştah regülasyonu hem de enerji metabolizmasının karmaşık bozukluğuyla sonuçlanır.

Şiddetli obezite, ideal vücut ağırlığının yaklaşık iki katı olması olarak tanımlanır. Bu durum, hipertansiyon, diyabet, koroner arter hastalığı gibi yaşamı tehdit eden komplikasyonların gelişimiyle ilişkilidir. Düşük kalorili diyetler, ilaç tedavisi, egzersiz dahil soruna yönelik çok sayıda terapötik yaklaşım savunulmaktadır. Ancak morbid obezitenin uzun süreli tedavisinde etkili olduğu kanıtlanmış tek tedavi cerrahi müdahaledir.

Doktor tarafından hastanın laparoskopik obezite cerrahisi için uygunluğunu belirlemek için kapsamlı bir değerlendirme gerekir. Beslenme değerlendirmesi de dahil olmak üzere ek tanı testleri gerekli olabilir. Hastanın ameliyattan sonra değişikliklere uyum sağlama yeteneğini belirlemek için psikiyatrik veya psikolojik değerlendirme gerekebilir. Kişinin özel tıbbi durumuna bağlı olarak farklı branşlardan gibi uzmanlardan konsültasyon gerekebilir.

Endoskopik Laparoskopik Cerrahi

Endoskopik laparoskopik cerrahi nedir sorusunun cevabı endoskopi ve laparoskopi kavramlarının anlaşılması ile netleştirilebilir. Laparoskopik cerrahi, karında birkaç küçük kesi yaparak karın bölgesini şişirme işlemidir. Cerrahi operasyon için alan yaratmak için gaz kullanılarak karın şişirilir. Cerrah bölgeyi bir monitörde görsel referanslarla incelemek için video kamera takılı bir laparoskop kullanır.

Endoskopi, sindirim sistemi organlarını görüntülemeye ve bunlara müdahale etmeye yarayan minimal invaziv bir prosedürdür. Cerrah veya gastroenterolog ağız veya anüs gibi vücuttaki bir açıklıktan bir endoskop sokar.Üst sindirim sistemi (mide) için kullanılan endoskopik işlem gastroskopi olarak adlandırılır. Alt sindirim sistemi organları için kullanılan endoskopik işlem yöntemi ise kolonoskopi olarak adlandırılır.

Laparoskopik Cerrahi Komplikasyonları

Operasyon güvenli kabul edilse de, herhangi bir büyük operasyonda olabileceği gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Laparoskopik prosedürlerin herhangi biri için ani operatif ölüm oranı, bildirilen vaka serilerinde nispeten düşüktür. Öte yandan enfeksiyonlar, apse ve bacaklarda kan pıhtıları gibi laparoskopik cerrahi komplikasyonları yüksek olabilir. Ameliyat sonrası dönemde daha fazla ameliyat gerektirebilecek başka sorunlar ortaya çıkabilir.

Bu sorunlar arasında kese genişlemesi, sürekli kusma, mide ekşimesi veya kilo verememe sayılabilir. Nadiren bir bireyde, ameliyatın bir komplikasyonu nedeniyle ameliyatın geri alınması gerekir. Obez hastalarda görülen safra taşlarından kaynaklanan semptomlar kilo kaybı ile sık görülen bir durumdur. Ancak bu komplikasyonlardan birinin oluşma riski, ameliyatın açık teknikle yapılmasından daha yüksek değildir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir