Laporaskopik Cerrahi Hakkında Merak Edilenler

Laporaskopik cerrahi hakkında merak edilenler oldukça çok sayıdadır ve kolay bir araştırma veya uzmanlara danışma yoluyla bulunabilecek cevaplardır.

Bu cerrahi yöntemi belli cihazlar kullanılarak yapılmaktadır. Laparoskopik cerrahi aletleri günümüzde oldukça yaygın kullanılan aletlerdir. Neredeyse tüm hastanelerde bulunan laporaskopik cerrahide kullanılan aletler oldukça küçük boyutlulardır.

Laparoskopik Cerrahi Nedir?

Genellikle göbek deliğinden ucunda kamera bulunan ince bir cihazın karın içine sokularak karın içindeki organların görüntülenmesi ve ameliyat yapması işlemine verilen isimdir.

Laparoskopik cerrahi de karnın farklı yerlerine bir santim genişliğinde aletler yerleştirilir ve cerrahi bu cihazlar ile yapılır. Laporaskopik cerrahi hakkında merak edilenler bu şekilde açıklanabilir.

Laporaskopik cerrahide anestezi uygulanarak yapılan bir işlemdir. Aynı zamanda laporaskopik cerrahi fiyatları hastanelere ve şehirlere göre değişiklik gösterir.

Laparoskopik Cerrahi Hangi Hastalıklarda Uygulanır?

Laparoskopik cerrahi, karın içi ameliyatların tamamında kullanılan bir yöntemdir. Örneğin apandisit ve safra kesesinin alınması, karın bölgesinde bulunan tümörlerin olduğu yerden çıkartılması, mide bağırsaklarla ilgili hastalıklar, obezite cerrahisi, karın ya da kaşık bölgesindeki fıstıkların tedavisinde, kolon kanseri gibi organların kısmen ya da tamamen çıkartılmasından rahatlıkla kullanılan bir yöntemdir. Laporaskopik cerrahi hakkında merak edilenler bu şekilde açıklanabilir.

Laparoskopik Cerrahi Nasıl Yapılır?

Bu işlemde hastalar öncelikle genel öz listesi ile uyutulmaktadır. Bir sonraki aşama ise hastanın göbek deliğinden içeriye sokulan bir iğne ile karın boşluğu şişirirler. Bu şişirme işlemi karbondioksit gazi ile sağlanır. Böylece karın iç organlar daha net biçimde görülür ve ameliyat bölgesinde gerekli çalışma alanı oluşturulmuş olur. Sonrasında karın içine yerleştirilen kamera sayesinde karın içi aydınlatılır.

Bu kamera karın içindeki tüm görüntüleri ekrana aktarmaktadır. Bu sayede hastalık ve mevcut sorunlar doğrudan, rahat bir biçimde görülecektir. Ameliyatta karnın farklı bölgelerinden delikler açılır. Bu deliklerden içeri yardımcı cihazlar yerleştirilir ve laparoskopik cerrahi gerçekleştirilir. Bu cerrahi yöntemi kansız ve bıçaksız ameliyat olarak da bilinmektedir.

Hızla gelişen teknoloji ile beraber laparoskopi cihazları da oldukça gelişmiş, gerek ışık kaynağı gerek ise görüntüleme sistemi olarak tüm cihazlar en küçük boyutlara getirip tek bir boru içine konulmuştur. Önceden tanı amaçlı kullanılan bu teknik, artık cerrahi olarak da kullanılan bir yöntemdir.

Önceleri safa kesesi ameliyatlarında kullanılan bir tekniktir. Bu teknik geliştirilerek karın içindeki tüm ameliyatların kurtarıcısı konumuna gelmiştir. Günümüzde neredeyse tüm organların ameliyatlara laparoskopik yapılabilir. Laporaskopik cerrahi hakkında merak edilenler bu şekilde açıklanabilir.

Laparoskopik Cerrahi Sonrası Bakım Nasıl Olmalıdır?

Hastaların en çok merak ettiği konulardan biri de bu cerrahi işlem sonrasında ne yapılması gerektiğidir. Genel anestezinin etkisi ameliyattan 4 saat sonrasında geçmeye başlar. Laparoskopik cerrahi de karın içi karbondioksit gazi ile şişirdi için bu gazın bir kısmı karın içerisine kalabilmektedir. Dolayısıyla bu kaza bağlı olarak hasta ayağa ilk kalktığında omuzlarında ağrı hissedebilir.

Omuz ve ameliyat yeri ağrısı için hastalar ağrı kesici kullanmaktadır. Bu cerrahide gizli dikiş kullanılır ve bu dikişler kendiliğinden erirler. Bu nedenle hastanın yara bakımı için hiçbir şey yapmasına gerek yoktur.

Dikişler kaşınma belirtisi verirse bu iyileşmenin göstergesidir. Cassie yerlerinde morarma olabilir ve bu morarma da bir süre sonra kendiliğinden geçecektir. Kesi yerleri iki ay içerisinde fark edilmeyecek duruma gelir. Eğer Cassie yerlerinde kanama, akıntı var ise derhal hastaların doktorla irtibata geçmesi gereklidir.

Ameliyat sonrasında ilk 6 saat içinde sıvı gıdalar alınmaktadır. Eğer bulantı veya kusma durumu olmaz ise katı gıdalara geçiş sağlanabilir. Eğer karında bir şişlik ya da bulantı belirtileri meydana gelirse doktora bilgi verilmesi çok önemlidir.

Ameliyattan sonraki 48 saat içinde duş alınabilir. Ancak banyoda kese yapılmamalı, ameliyat noktaları asla kurcalamamalıdır. Duşta suyun ve sabunun baştan aşağıya akması yeterlidir. Ameliyat sonrası şişlik gaz ya da gaz çıkaramama, idrar yapamama durumları meydana gelirse yine hastaların acilen doktora haber vermeleri çok önemlidir.

Ameliyatın türüne göre ortalama 6 saat içerisinde oral yoldan vücuda sıvı alınabilecek konuma gelinir. Eğer bulantı veya kusma olmazsa katı gıdalara geçiş oldukça olasıdır. Ancak obezite cerrahisine ve farklı cerrahilerde beslenme düzeni net olarak doktor ve diyetisyen tarafından belirlenmelidir. Hastalarında belirlenen bu beslenme düzenlerini net bir biçimde uyup kontrollerini aksatmaması çok önemlidir. Laporaskopik cerrahisi hakkında merak edilenler bu şekilde açıklanabilir.

Laparoskopik Cerrahi Komplikasyonları

Her cerrahi yönteminde olduğu gibi ile bu cerrahi işleminin sonucunda da kendine göre komplikasyonlar mevcut olacaktır. Laparoskopik cerrahi komplikasyonları işlem tecrübeli cerrahlar tarafından uygulandığında daha az olacaktır. Genel olarak bakıldığı zaman ise açık cerrahiye oranla komplikasyonları çok daha az görülmesinin en önemli sebebi de budur.

Laparoskopinin kendine ait bazı komplikasyonları olabilmektedir. Hastanın karnın şişirilerek belirli bir basınç altında çalışma gerekliliği, şişirilen gazda karbondioksit bulunması nedeniyle bazı sonuçlar meydana getirilebilir. Bunlardan en önemlisi karbondioksit artışına bağlı solunumla ilgili sıkıntılardır.

Bu sorunlar laparoskopik ameliyatların süresi kısaldıkça giderek azalmıştır ve günümüzde hemen hemen hiç görülmemektedir. Yine laparoskopi de hastanın maruz kaldığı pozisyona bağlı olarak ameliyat sonrası ağrı gibi bir sonuç da oluşabilmektedir. En önemli komplikasyon açık operasyona geçme oranıdır. Bu oran genellikle %5 civarındadır.

Kanama komplikasyonu açık ameliyata göre çok daha azdır. Hatta yok bile denebilir. Bunun sebebi kanayan ortamda laparoskopik görüntülemeni mümkün olmaması nedeniyle operasyon sırasında çok dikkatli çalışılmasıdır. Meydana gelen çok az miktarda görülen kanamalar bile hızla kontrol altına alınarak durdurulur. Görüntünün bozulması böylece engellenir.

Bunlar dışında laparoskopik cerrahi de de açık ameliyata görülen organa ve ameliyata ay tüm komplikasyonlar söz konusudur. Teknolojik ilerlemeler ve deneyim artışı ile komplikasyon oranları hızla düşmüştür. Laparoskopi üroloji alanında tercih edilen bir yöntem haline oldukça hızlı bir biçimde gelmiştir.

Tüm bu komplikasyonlardan bahsettikten sonra ufak bir operasyon gibi gözükse de laparoskopik cerrahi işleminin de aslında riskli bir işlem olduğunu söylemek ve gerekmedikçe yaptırmamak gerektiğini de eklemek gerekir.

 

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir