Obezite cerrahisi öncesi bireylerin dikkat etmesi gereken noktalar bulunmaktadır ve bu noktalara dikkat edilmediğinde ameliyatın gerçekleşmesi mümkün değildir.

İşlem öncesi beslenmeye, alışkanlıklara ve sigara-alkol tüketimine dikkat edilmesi gereklidir. Ayrıca obezite cerrahisi öncesi hastaya belirli tetkiklerin de uygulanması ve sonuçlarının kontrol edilmesi ihmal edilmemelidir. Eğer bu testler yapılmaz ise işlemin gerçekleşmesi imkansızdır.

Obezite cerrahi İstanbul ilinde oldukça sık gözlemlenen bir işlemdir. Ayrıca en kaliteli doktorlar da İstanbul ilimizde bulunmaktadır.

Obezite Nedir?

Obezite, halk arasında şişmanlık olarak bilinen bir hastalık çeşididir. Bu hastalık vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucunda meydana gelmektedir. Ayrıca mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Obezite, besinlerden alınan enerji miktarının, metabolizma ve hareket ile tüketilen enerji miktarını fazlaca aştığı durumlarda meydana gelmektedir. İnsan vücudunda kalp ve damar sistemi, hormonal sistem, solunum sistemi, sindirim sistemi gibi sistemleri de etkileyen bir hastalık çeşididir. Ayrıca obezite, birçok önemli rahatsızlığa zemin hazırlar. Bu önemli rahatsızlıklara yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, şeker, kolestrol, solunum problemleri, eklem rahatsızlıkları ve kısırlık örnektir.

Sonuç olarak obezite, insan yaşamını ciddi anlamda kısıtlayan ve yaşam kalitesini oldukça olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olarak tanımlanmaktadır. Yapılan araştırmalara göre obezite özellikle son yıllarda oldukça fazla artış göstermektedir. Bu artış tüm dünyadadır ve bir salgın hastalık gibi yayılmaya devam etmektedir. Bu salgından ülkemizde etkilenmiştir. Ülkemizdeki kadınların yaklaşık üçte biri, erkeklerin ise beşte biri obezite hastalığına yakalanmıştır. Obezite cerrahisi öncesi, obezitenin ne olduğunun bilinmesi önemlidir.

Obezite Cerrahisi Nedir?

Vücut kitle oranının 40 veya üzerinde olduğu kişiler de obezite hastalığını tedavi etmek için sindirim sistemlerine cerrahi bir işlem uygulanmaktadır. Bu işlem obezite cerrahisi biçiminde adlandırılmıştır. Obezite cerrahisi doktorları son derece seçici olmak zorundadır.

Obezite cerrahisinde hangi yöntemi tercih edileceği hastadan hastaya değişiklik göstermektedir. Cerrahi işlem öncesinde diğer tüm tedavi yöntemi uygulanan ancak başarı sağlamayan hastalar için obezite cerrahi devreye girmektedir.

Bu işlemlerin başarısı da yüksek ölçüde hastanın ameliyat sonrasında benimsediği davranış ve yaşam tarzı ile meydana gelmektedir. Hastalar, cerrahi işlem sonrasında diyetisyen tarafından belirlenen diyet planlarına dikkatli bir biçimde uyumalıdır ve beslenme ve egzersize karşı tutumları gerçek anlamda değiştirmek için davranışsal terapi almalıdır. Obezite cerrahisi hakkında merak edilenler bu biçimde açıklanabilmektedir. Obezite cerrahisi öncesi obezite cerrahi işleminin ne olduğunu bilmek önemlidir.

Obezite cerrahisi Adana gibi az nüfuslu şehirlerde bile görülmektedir. Ancak kalabalık şehirlerde obez olan insan sayısı oldukça fazladır. Dolayısıyla obezite cerrahisi İstanbul gibi illerde daha yoğun yapıldığı gözlenen bir işlemdir.

Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanır?

Tabii ki obezite cerrahisi her insana uygulanmaz. Bu işlemi gerçekleştirebilmek için hastalarda belli başlı kriterler olmalıdır. İlk kriter; hastanın vücut kitle indeksinin 35 ve 40 arasında olmasıdır. Aynı zamanda ciddi hastalıklara sahip olması da gereklidir. Bu ciddi hastalıklar; kalp hastalıkları, kısırlık, diyabet veya hepatit olabilmektedir.

İkinci bir kriter ise vücut kitle indeksini 40’ın üzerinde olması durumudur. Bu kadar kilolu kişilerin obezite cerrahisine başvurması oldukça normaldir. Üçüncü bir hasta çeşidi ise bir yıllık uzman denetiminde tıbbi beslenme, egzersiz ve medikal tedavi gibi yöntemlerle zayıflamayı başaramayan hastalardır. Bu hastanın da ameliyat olmaktan başka seçenekleri kalmadığı için obezite cerrahisinden yararlanmaktadırlar. Obezite cerrahisi öncesi kime uygulanacağını araştırmak gereklidir.

Obezite Cerrahisi Yöntemleri

Her ameliyatın olduğu gibi obezite cerrahisinin de belli başlı yöntemleri ve türleri bulunmaktadır. Bu yöntemler; cinsiyet, kilo, hastalık, yaş ve kadınlarda ilerde hamilelik isteği olup olmadığını göre değişiklik göstermektedir. Obezite cerrahisi yöntemlerinin tamamının hedefi; sürdürebilir kilo kaybının oluşması ile yaşam kalitesini yükseltme ve obezite hastalığının yol açtığı tüm engellerin yok edilmesi çabasıdır.

İlk obezite cerrahisi yöntemi mide bandı veya mide kelepçesi olarak bilinen yöntemdir. Uzman kişi ameliyatla yemek borusunun hemen altındaki midenin üst kısmına denk gelen bir noktaya ayarlanabilir bir bant yerleştirmektedir. Böylece mide iki kısma ayrılır. Bu cerrahi yöntemle yenilen yemekler üst kısımda toplamakta ve alt kısma geçememektedir.

Bahsettiğimiz yöntem günümüzde oldukça az ilgi görür. Çünkü hormonlar beyne sürekli yemek yemesi için sinyal gönderir. Dolayısıyla da açlık hissi sürekli devam eder ve bu durumda kusmaya sebebiyet verir.

İkinci bir yöntem ise tüp mide ameliyatlarıdır. Bu ameliyatlar, midenin büyük bir kısmının bırakılarak çıkarıldığı cerrahi işlemlerdir. İşlem sırasında midenin belli bir bölümü çıkartılıp tüp şeklinde bir mide bırakılmaktadır. Ayrıca midenin açlık hissi veren noktası da çıkarıldığı için hastada açlık hissi de azalacaktır.

Gıdaların emilimi aynı şekil devam ettiği için de hastanın vitamin ve mineral takviyesi alması gerekmemektedir. Tüp mide ameliyatının başarısı kalıcı bir başarıdır. Ancak bu yöntem herkese uygulanmamalı, doğru işler tercih edilmelidir. Cerrahi operasyon öncesinde ve sonrasında hastalar diyetisyen tarafından görülmeli ve kontrol edilmelidir. Ayrıca tüp mide ameliyatı uygulanan hastalar belirli haftalarda kontrollere gitmeli ve bu kontrolleri asla aksatmamalıdır.

Obezite Cerrahisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Obezite cerrahisi öncesi dikkat edilecek noktalar olduğu gibi ameliyat sonrası da dikkat edilmesi gerekenler vardır. İstenilen başarının yakalanması için belirli bir süre doktorun verdiği diyet programına tam anlamıyla uyulması gerekmektedir. Operasyondan sonra katı yiyeceklere belirli bir limit koyulması önemlidir. Ameliyat sonrasında hastalarda gaz meydana gelebilir. Hasta, obezite ameliyatı sonrası ayılmasından 3-4 saat sonra artık sıvı tüketimi olarak su içmeye başlamaktadır.

Ayrıca bu süre zarfında ufak fiziksel hareketlerle gaz atımını sağlaması önemlidir. Midedeki gazın atımından sonra ertesi gün taneleri olmayan sıvı tüketimi başlar. Operasyon sonrası sıvı tüketimi de herhangi bir sorun olmayacaktır. Fakat katı tüketimi belli bir süre sıkıntın yaratabilmektedir. Hastanın kendini korumaya devam etmesi çok önemlidir.

Sigara ve alkol kullanan hastanın operasyon sonrası artık tüketimleri durdurması önemlidir. Özellikle alkol ilk aylarda kesinlikle tüketilmemesi gereken bir içecektir. Yine yüksek kafeinli ve kremalı içecekler belirli bir süre uzak durulması gereken içecekler listesinde bulunmaktadır. Kafein su kaybını artıracağı için midede sürekli sıvı girişine neden olmuş olacaksınız. Ameliyat sonrası yemekleri yürüyerek yememekte önemli bir noktadır. Anlaşıldığı üzere obezite cerrahisi sonrası beslenme alışkanlıklarının doğruluğu başarıyı getirmektedir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir