Tüp Mide Ameliyatı Fiyatları 2020

Tüp mide ameliyatı sonrası hastaların çok dikkat etmesi gereken süreçtir. Bu süreci iyi geçiren hastaların iyileşmeleri daha kolay gerçekleşir. Bu süreci hastalar iyi geçirmelidirler.

Tüp mide ameliyatı günümüzde fazlaca yaygınlaşmıştır. Bunun sebeplerinden biri de gelişen teknolojiler olmaktadır. Bu teknolojiler sayesinde tüp mide ameliyatı sonrası insanlar normal hayatlarına kolayca dönebilmektedir.

 

Tüp Mide Ameliyatı Nedir?

Tüp Mide Ameliyatı Nedir sorusuna cevap olarak dünya genelinde uygulanan en popüler cerrahi işlem cevabı verilebilir. İlk olarak 1988 yılında Duedonal Switch ameliyatının bir parçası olarak açık yöntemle uygulanan tüp mide ameliyatı, bundan tam 11 yıl sonra tıp dünyasında yine bir ilkin daha gerçekleşmesiyle kapalı olarak uygulanmıştır. İlk kez kapalı olarak uygulanan tüp mide ameliyatının iki yıl sonrasında ise aşırı kilolu hastalar için yapılan gastrik bypass ameliyatından önceki aşama olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Tüp mide ameliyatı , popüler hale geldiği 2009 yılından itibaren ise tek başına uygulanan bir cerrahi işlem haline gelmiştir. Tüp mide ameliyatında asıl büyük atılım, Laparoskopik cerrahi yöntem ile  uygulanmaya başlandığı zaman gerçekleşmiştir. Zira bu yöntem sayesinde daha az iz bırakan bir cerrahi işlem haline gelmiş, tüp mide ameliyatı sonrası hastanedeki yatış süresi ise azalmıştır. Bu durumla birlikte, tüp mide ameliyatının popülerliğinde ciddi bir artış gerçekleşmiştir.

 

Tüp mide ameliyatı sonrası hastalar, mide yapısı kendini toparlayana kadar sıvı olarak beslenmektedir. Sıvı beslenmenin amacı hastayı yeni mide kapasitesine alıştırma süreci olarak bilinmektedir. Hastaların yeni ide sürecine alışmaları genellikle 1 ay kadar sürmekle birlikte, bu süreç içerisinde hastalar gerekli olduğu durumlarda nazogastrik sonda (burundan beslenme) yöntemi ile de beslenebilmektedirler. Hastaların katı gıdaya süreçleri hastadan hastaya değişiklik gösterebilmekle birlikte genellikle 2 ay kadar sürebilmektedir. Yalnızca hastanın mide kapasitesine alışması değil, midenin de kendini toparlama süreci söz konusu olduğundan dolayı, hastalar bazen 3. Aylarında bazen 4. Aylarında katı gıdaya geçiş yapmaktadırlar.

 

Tüp Mide Ameliyatının Faydaları

Tüp mide ameliyatı sonrası nda midenin kapasitesi küçülür ancak fonksiyonları değişmez. Böylece birçok besin gurubunun az olarak tüketilmesi sağlanır. Mide duvarının yaklaşık % 75’inin çıkarılması sonucu, açlık hissi veren Ghrelin hormon üretimi çoğunlukla elimine edilir ve bu nedenle açlık hissi azalır.

 

Crohn hastalığı gibi kronik bağırsak hastalığı olanlarda bağırsak bypassı yüksek risk taşımaktadır. Bu hastalarda tüp mide ameliyatı rahatlıkla yapılabilir. Yüksek kilolu hastalarda laparoskopik olarak uygulanabilen bir ameliyat olduğundan daha az yara, daha az akciğer sorunu, daha az ağrı ve daha hızlı iyileşme sunar. Orta ve ileri derecede obezlerde çok iyi sonuçları olan bir ameliyat tekniğidir.  Hipertansiyon, uyku apnesi ve diyabet gibi obeziteye bağlı yandaş hastalıklar ameliyat sonrası % 70-80 oranında düzelir.

Bu teknikte bağırsak kesme ve tekrar bağlantı gerekmez. İnce barsağı bypass eden işlemlerde olduğu gibi mineral ve vitaminlerde hiçbir emilim bozukluğu oluşmaz, bu durum yaşlı hastalarda önemli olabilir. Dumping sendromu oluşmaz, ayrıca şeker ve şekerli yiyecekler daha iyi tolere edilebilir. Gerektiğinde diğer obezite cerrahi ameliyatlarına dönüştürülebilir.

İyileşme sürecinde, hastaların küçük ameliyat izlerine iyi bakmasının ve yaralara enfeksiyon kaptırmadan pansumanlarını yaptırmalarının yanı sıra, profilaktik amaçla doktor tarafından verilen antibiyotik ilaçlarını da düzenli bir şekilde kullanmaları gerekmektedir. Antibiyotikler hem hastane enfeksiyonlarına hem de dışa enfeksiyonlara karşı hastayı korumakla birlikte, iyileşme sürecinde yaşanabilecek riskleri en aza indirmektedir. Özellikle mide koruyucu olarak kullanılan ilaçlara dikkat edilmesi gerekmektedir.

 

Ameliyattaki Riskler

Tüp mide ameliyatı sırasında ve tüp mide ameliyatı sonrası nda kendine has riskler taşımaktadır. Bu ameliyatta en önemli riskin, hastanın kanaması olması ve enfeksiyona yakalanması olduğu unutulmamalıdır. Bir obezite cerrahisi çeşidi olan tüp mide ameliyatı, uygun hastalara uygulanmaktadır. Midenin %80 lik bir kısmının çıkarılması işlemi olarak da bilinen işlemin sonrasında, hastan vücudunda kalan mide parçası oldukça küçüldüğünden, hastaların beslenmeye çok dikkat etmesi ve doktorun vermiş olduğu diyeti uygulaması gerekmektedir.

Tüp mide ameliyatı nda, hastaların uygun olup olmadığının anlaşılması için yapılan testler oldukça hassasiyetle incelenmekte olup, uygun olmayan hastalar için farklı yöntemler kullanılmakla birlikte, özellikle tansiyon ya da şeker hastalığı olanların ameliyatı olmaması tavsiye edilmektedir.

Mide Ameliyatını Kimler Olabilir?

Tüp mide ameliyatı nda Uluslararası Obezite ve Metabolizma Cerrahisi Derneği standartları geçerlidir. Vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan veya 35-40 arasında olup, obezite ile ilişkili bir problemi (şeker hastalığı, hipertansiyon, eklem problemleri, uyku apnesi gibi) olan hastalar bu ameliyat için uygundur. Bu tip hastaların tüp mide ameliyatı sonrası çok dikkat etmesi gerekir.

Tüp Mide Ameliyatı İle Ne Kadar Kilo Verilebilir

Tüp mide ameliyatı ndaki ilk 5 yıllık süreçte hastaların fazla kilolarınızdan büyük oranda kurtulması mümkündür. Kilo verme konusunda tüp mide ameliyatı, gastrik bypass kadar etkili olmanın yanı sıra, ortaya çıkan emilim bozukluğu da gastrik bypass işlemine nazaran daha azdır. Bu nedenle mide küçültme ameliyatının ardından vitamin ve mineral desteği alınması şarttır. Eğer mide küçültme ameliyatı uzun vadede etkisini yitirirse, başvurulan yeni ameliyat yöntemi gastrik bypass olmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre tüp mide ameliyatı sonrası takip eden süreçte yeniden kilo alma oranı %15 seviyesindedir. Yeniden kilo alımına engel olmak için ameliyat olan hastanın yakın takibi büyük önem arz etmektedir. Aynı zamanda mide küçültme ameliyatı olan kişiler, psikolog ve diyetisyenlerin de bulunduğu bir obezite ekibinin takibi altına alınır. Bu yöntem, hastanın yeniden kilo almasını sağlayacak veya sağlığını olumsuz etkileyebilecek faktörlerin önüne geçmeyi hedeflemektedir.

 

Tüp Mide Ameliyatı

Laparoskopik yöntemle yani kapalı olarak gerçekleştirilen tüp mide ameliyatında, öncelikle midenin ince uzun bir tüp haline gelmesi sağlanır. Ardından midenin yaklaşık %80’lik bölümü kesilme işleminin akabinde çıkarılır. Bu sayede tüp mide ameliyatı olanlar ın besin ihtiyacı eskiye nazaran çok daha kısıtlı hale gelirken, aynı oranda iştahınızda da azalma yaşanır. Bununla birlikte vücudun insülin direnci de kırılır.

İşlem uygulanırken midenin giriş ve çıkış bölümünün korunmasıyla sindirim sistemindeki devamlılıkta herhangi bir aksama yaşanmaz. Bu nedenle tüp mide ameliyatı sonrası risk son derece düşüktür.

 

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir